Açlık ve Yetersiz Beslenme

Neredeyse 800 milyon kişi açlıkla yüzleşmektedir ve bunların beşte dördü kırsal bölgelerde yaşayan aşırı yoksul insanlardır. Açlık ve yetersiz beslenme insanların içinden kolaylıkla çıkamayacakları bir bariyer oluşturmakta kalkınmakta olan ülkeler için kısır döngüye sebep olmaktadır.

Açlıkla yüzleşen ve yetersiz beslenen kişilerin üretken olmalarını bekleyemeyiz. Yetersiz beslenmeden ötürü bağışıklıklarının zayıf olması hem hızlı hastalanmalarına hem de iyileşme sürelerinin uzamasına sebep olmaktadır. Yetersiz beslenmek vücudun ve zekânın gelişimini de etkilemektedir. Yapılan çalışmalarda yetersiz beslenen çocukların öğrenim zorluğu çektiği gözlemlenmiştir. İleride kendilerini geçindirebilecekleri, rekabet edebilecekleri yetkinliklerinin olmasının önünü kesmektedir.  Bu bakımdan yetersiz beslenme kişilerin öğrenmelerini, eğitimlerini etkileyerek geleceklerinin üstüne gölge gibi düşmektedir.

FAO verilerine göre:

  • Uzun zamandır düşüş gösteren yetersiz beslenme ve açlık rakamları son dönemde yükselişe geçmiştir. 2000 yılında 900 milyon olan yetersiz beslenen kişi sayısı 2015 yılında 777 milyona kadar düşmüş ancak 2016 yıllında 815 milyon kişiye yükselmiştir.
  • Gıda güvencesizliği terörden, savaşlardan, iklime bağlı afetlerden etkilenen bölgelerde daha yaygın görülmektedir. Yeryüzündeki 815 milyon aç nüfusun 489 milyonu terör olan ülkelerde yaşamaktadır.
  • Barışçıl bölgelerde dahi gıda güvencesizliği ekonomik sıkıntılardan ötürü yoksul insanları etkilemektedir.
  • Asya açlığın en çok görüldüğü kıtadır, toplam aç nüfusun üçte ikisini barındırmaktadır.
  • Sahra altı Afrika’da ise her dört kişiden biri yeterince beslenememektedir.
  • Yeryüzünde her iki kişiden biri yetersiz beslenmektedir.
  • Beş yaşın altında ölen çocukların yarısının yetersiz beslenme nedeni ile öldüğü varsayılmaktadır. Bu rakam her sene 3 milyon çocuğun ölümü demektir.
  • Beş yaşın altında her dört çocuktan biri, 155 milyon çocuk, yetersiz beslenmeden ötürü bodur, cılız kalmaktadır.
  • Dünya nüfusunun neredeyse üçte biri yetersiz beslenmenin beyin ve vücut gelişimi bakımından geri dönüşü olmayan olumsuz etkilerine maruz kalmaktadır.
  • İki milyar insan özellikle demir, çinko, vitamin A ve iyot gibi mikro besinlere ulaşamamaktadır. Bu sebeple mikro besinlerin yetersizliğinde görülen hastalıklarla mücadele etmektedirler.
  • Tüm dünyada doğurganlık çağında olan kadınların neredeyse üçte biri(%33) demir eksikliği yaşamaktadır. Bu sebeple birçok çocuk da risk altında kalmaktadır.
  • Yetersiz beslenmenin yıllık sosyal ve ekonomik bakımdan küresel maliyeti 3.5 trilyon Dolardır. Kişi başına küresel olarak 500 Dolardır.
  • Öte yandan yaklaşık 1.9 milyar insan fazla kilolu ve 600 milyon insan obezdir.
  • Birçok gelişmekte olan ülke bir yandan açlıkla, gıda güvencesi ile mücadele ederken diğer yandan da obezite ile mücadele etmektedir.
  • Tahmin edilene göre 2030 yılına kadar açlığı bitirebilmek için ilave olarak senede ortalama 267 milyar Dolara ihtiyaç duyulmaktadır.

    Kırsal alanlara yatırım yapılması ile insanların gelir seviyelerinin artırılması ayrıca sosyal koruma, destekleme mekanizmaları gıda güvencesinin sağlanmasına yardımcı olacaktır.

Reklamlar