Son Kullanma Tarihi Bize Ne Söyler?

Birçoğumuz bir ürün alırken son kullanma tarihini kontrol ederiz. Peki son kullanma tarihleri bize ne söyler? Son kullanma tarihi denilince bu tarihten sonra o gıdayı tüketmememiz gerektiğini anlıyoruz. Eğer o tarih geldiyse gıdayı tüketmeden doğruca atıyoruz. Ancak attığımız bu ürünler gerçek anlamda kullanılamaz, bozulmuş değildir. Bu nedenle “son kullanma tarihi” ifadesinin bizleri yanılttığını söyleyebiliriz.  Aslında…

Bilginin Sınanması

Herhangi bir çalışmanın, bilginin güvenilirliği, geçerliliği önemli. Bilgiyle nerede karşılaşırsak karşılaşalım süzmeden, tartmadan doğru diye kabul edip bilgiyi zihnimize yerleştirmemeliyiz. Örneğin herhangi bir araştırmayı fareler üstünde yapıp da sonrasında bu araştırma sonucunun insanlar üstündeki etkilerini sunmak ne derece geçerli olabilir? Herhangi bir anket çalışmasında kaç kişi ile mülakat yapılıyor? Sorular nasıl seçilmiş, kurgulanmış? Deney kaç kişi üstünde…

Sağlıklı Beslenmenin Ana Düşüncesi

Günümüzde her şeyi karmaşıklaştırmaya meyilliyiz. Aslında binlerce yıllık tecrübemizin üstüne bilimin, teknolojinin katkılarıyla beslenme konusunda gayet iyi bir noktadayız. Bu kadar çok stres olup, neyi nasıl yiyeceğimizi şaşırmamıza gerek yok. Çağımızın sıkıntısı, daha az hareketli olmamız bu sebeple önceki yüzyıllara nazaran daha kilolu olmamız veya yeni nesil sorunu olarak obez olmamız. Bunun üstüne çağımızın hastalıkları da…

Şeker Paradoksu

Gün geçmiyor ki şekerle ilgili çarpıcı bir habere rastlamayalım. Günümüzün en popüler konularından biri obezite, ardından da obezite ile ilişkilendirilen şeker. Peki gerçekten şeker bu kadar kötü mü? Şekeri bıraksak tüm günahlarımızdan arınır mıyız? Sağlıklı hayatın kapıları bize sonsuza dek açılır mı? Bu soruların tek bir doğru cevabı yok. Cevaplar için kimleri dinlediğimiz de önemli….

En İyi Diyet Hangisi

Sürekli yeni bir diyetle tanışıyoruz. 1920’lerden bugüne değin 23,000 farklı diyet hazırlanmış. Bir sonraki diyet ne olabilir ki? Veya bu 23,000 ‘e gerçekten gerek var mıydı? Düşük karbonhidrat diyeti, düşük yağ diyeti, protein diyeti, Akdeniz diyeti, Kuzey diyeti, vejateryen diyeti, kan grubuna göre diyet, alkali diyet, glisemik endekse göre diyet bunlardan en çok popülar olanlar. Peki…

Beslenme ve Kanser: “Eleştirel Düşünme”

Yapılan araştırmalarda kansere sebep olan etmenler arasında % 30-35  beslenme & obezite, % 25-30  tütün kullanımı, %15-20 oranında enfeksiyonlar, % 5-10 radyasyon, % 3-5 hava &su  kirliliği, % 3-5 alkol % 5-10 genetik faktörleri öne çıkmaktadır. Hatta beslenmenin etkisi %60’a kadar çıkabilmekte. Sevindirici olan, genetiğimizin etki seviyesinin %5-10 seviyelerinde kalması, ne de olsa  halihazırda genlerimize müdahale edemiyoruz. Bu noktada…

Beslenmemizde Potansiyel Kanserojenler

Çevresel şartları göz önünde bulundurarak her sene 4 milyon kanser vakasını engelleyebiliriz. Bu çevresel şartların % 30-35 ‘ini ise beslenmemiz oluşturuyor. Bir bakıma sevindirici çünkü en rahat kontrol edebileceğimiz, değiştirebileceğimiz çevresel şartların başında geliyor. Bir başka sevindirici haber ise şu: Aslında, herhangi bir şey yediğimiz veya yemediğimiz için kanser olmuyoruz. İlişki var ancak direkt bir sebep sonuç…